Hakkımızda

Son yapılan kazı çalışmalarına göre, Türkiye topraklarında kuyumculuğun geçmişi, 6 bin yıl öncesine dayanıyor. Geçmişten bugüne sektör mensupları, özgün tasarımı ve kalitesiyle dünyayı hayran bırakan mücevherleri, hep usta- çırak ilişkisiyle ortaya çıkardılar. Bugün, her ne kadar işe teknoloji girdiyse de halen geleneksel üretimin zenginliğini tezgahında kullanan ustalar da yok değil. Mıhlayıcı ve sadekar ustası Jilber Sucuyan, bunlardan biri. Sucuyan, mesleğe 1979 yılında daha ilkokul çağında piyasada ‘Öznekçi Karekin’ olarak adlandırılan babası Karekin Sucuyan’ın yanında başladı. Çuhacı Han’daki atölyede babasından sadekarlığı, ağabeyi Herman Sucuyan’dan da mıhlayıcılık sanatını öğrendi.

Çuhacı Han’dan Kuyumcular Çarşısı’na…

Yaz dönemleri ve eğitimden arta kalan zamanlarda soluğu hep atölyede alan Sucuyan’ın meslek hayatı askerlikten sonra başka bir yöne evrildi. 1992 yılında babasının teşvikiyle ağabeyiyle birlikte Çuhacı Han’da atölye açtı. Okulda arkadaşları, Jilber Sucuyan’a ‘Jiji’ olarak hitap ettiği için firmanın ismi de ‘Jiji’ olarak tescil edildi. Zamanla işler ve çevre artınca Çuhacı Han’daki küçük atölye yetersiz kalmaya başladı. Sucuyan, bu nedenle atölyesini Nuruosmaniye ana caddeye yakınlığı nedeniyle Kuyumcular Çarşısı’na taşıdı.

Jilber Sucuyan (Jiji), eski yöntemleri kullanarak Kapalıçarşı’nın mücevher geleneğini yaşatmaya çalışıyor imza attığı mücevherlerde geleneksel tekniklerle teknolojinin izlerini görmeniz mümkün.

Kusur, ustanın imzasıdır!

Usta, mücevherde iz bırakır

El işi işlerde muhakkak bir kusur vardır. Kusur, ustanın imzasıdır. Onu da usta bilir. Bir yerde bir kusur vardır, onu ürün sahibi bilmez. Usta, 20 yıl sonra ürün geri gelirse bu benim işim demesi ve tanıması için kusuru düzeltmez.

Sosyal Medya Akışımız

İnstagram
This error message is only visible to WordPress admins

Error: No connected account.

Please go to the Instagram Feed settings page to connect an account.

Videolar